4 Ocak 2011 Salı

Bırak Dağınık Kalsın

"Bırak dağınık kalsın" dedi.

Severdi o böyle süslü lafları ama tabii ben içkiyi biraz fazla kaçırmıştım. " Burak kim lan " dedim.

"Bırak gerçekten bırak dağınık kalsın" dedi. Boğuyordu beni süslü lafları. Modern döşenmiş bir evin duvarındaki alakasız köy motifli tabloydu ağzında bu kelimeler. Hep özendiği filmler vardı. Belki de sırf bu yüzden hep çekip gidenlerin kullandığı afili valizlerden almıştı kendine.

Bir hışımla açtı kapağını bavulun. Dolabın içindeki eşyaları bir bir içine tıkmaya başladı. Tuttum kolundan, silkeledim. " O benim dolabım, burası benim evim, valiz de benim" dedim. O da şaşırdı. " Ben onları yeni ütülemiştim" diye bağırdım. Gözleri doldu. Belki ütü yapmanın ne kadar zor olduğunu bildiği için; belki de gitmeye yeltendiği için ağlıyordu. "Gitmiyorsan dolapta bira var sana da getireyim mi? " dedim. "Tuborgsa ben içmiyorum" dedi. " Ebenin amı" dedim tereddütsüz. Eşyaları toplamaya başladım.

"Bırak dağınık kalsın" dedi.

"Kalsın tabii nasılsa ben topluyorum, kaldır götünü de yardım et, iş bitince yine özendiğimiz bir film izleriz; olmak istediğimiz adamla kadını oluveririz" dedim. Yine gülüyordu.


2 Bence...:

martian dedi ki...

haha hoş.

cizenbayan dedi ki...

OLMUŞ

Yorum Gönder