30 Aralık 2010 Perşembe

Yitip Giden Yıllar, Dakikalar, Saniyeler ve Mümtaz

Yeni yıl coşkusu tüm yurtta, tüm hızıyla devam ederken o da bu telaşa kapılıp kendini sokaklara atmıştı. Sevdiceğine bir hediye alması gerekiyordu. Ancak bu konularda oldukça başarısız olduğu için çok sevdiği bir kız arkadaşını da yanına alarak dışarı çıkmışlardı. Don, sütyen, tanga vb seksi içerikli hediyeler yeni yıl hediyelerinin başında gelirdi. Normal şartlar altında almaya utanacağı bir hediye de olsa yanındaki kız arkadaşının " hem giyer oğlum fena mı ? " gazına gelen Mümtaz  iç çamaşır dükkanlarından birine girdi. Koridorların arasında geziyordu. İnsanlar, özellikle kadınlar vardı mağazanın her tarafında. Mümtaz'ın alışık olduğu bir görüntü değildi. O hala yeni başlayan ilişkilerine yeni yıl hediyesi olarak bir "don" un ne kadar uygun olup olamayacağını düşünüyordu kafasında. Kız arkadaşının kaç beden giyeceğini bilecek bir yakınlaşma da olmamıştı aralarında. Mümtaz her şeyden habersiz sağına soluna bakınmaya devam etti. Uzaktan arkadaşı seslendi :

- Bak burada bir tane var çok güzel. Keşke benimki de bana bundan alsa.
- Biraz fazla açık değil mi sence de ?
- Mümtaz bir tanga ne kadar kapalı olabilir zaten ?
- Ben de beğendim güzel, siyahı yok mu bunun ?
- Var burada. Tamam bunu bir alalım dur. Başka da bakarız.

Mümtaz biraz daha ileride mağazanın içindeki pijamaları gördü. Arkadaşını yanına çağırıp pijama almasının daha uygun olabileceğini söyledi. Arkadaşı onu hemen bu kararından vazgeçirdi. " Geceyi düşün oğlum, geceyi... " dedi.

Arkadaşıyla ayrıldıktan sonra Mümtaz gece için heyecanlanmaya başlamıştı. Aldıkları sembolik çam ağacının altında bile sevişebileceklerini düşünüyordu. Bu düşüncelerle evin yakınındaki kırtasiyeye dalarak küçük karton kutular ve hediye kağıdı aldı. Çünkü izlediği filmlerde çam ağacının altında hep bir dolu hediye paketi olurdu. Eve gitti , aldığı donu paketinden çıkartıp kendi yaptıgı kutulardan birine koydu. Diğer boş kutuları da güzelce hazırlayıp ağacın altına attı. Saat daha çok erkendi. Sevdiceğini aradı. Cevap yoktu. Muhtemelen telefonu sessizdeydi. Kesin bana hediye alıyor diye düşünüyordu Mümtaz.

Televizyonun başına geçti. Kanallar arasında geziniyordu. Kral Tv Yılbaşı Özel Playlisti hoşuna gitmiş olacaktı ki uzun bir süre onu dinledi. Klipleri izledi. O sırada kapı çaldı. Mümtaz'ın çok da sevmediği 3-4 tane arkadaşı eve gelmişti.

- Abi napıyorsunuz bu akşam ?
- Ben evde durmayı planlıyorum şahsen, bu soğukta çıkılmaz. Hem yılbaşı çok kalabalık olur bütün mekanlar.
- Ya hadi al Deniz'i de çıkalım hep beraber.
- Benim canım gerçekten istemiyor.
- Dur ben arıyorum Deniz'i.

Arkadaşlarından birisi telefonu alıp hemen aradı Mümtaz'ın sevdiceğini. Konuşup anlaştılar. Ancak Mümtaz bu durumdan pek de mutlu değildi o evde şarap içip, sevdiceğine donu vereceği dakikaları bekliyordu. Akşam hepsi buluşup bir yerlere gittiler. İçkiler su oldu aktı. Saat 12 'de 10 dan geri sayamayacak hale gelmişlerdi bile. Mümtaz hediyeleri, çam ağacını unutup gecenin akışına bırakmıştı kendini. Sevdiceği bu durumdan rahatsız olmaya başlamıştı. Daha yeni bir ilişkinin başında Mümtazın kafasına rakı bardağı koyup oynaması onun pek de hoşuna gitmemişti. Mekandaki adamlardan biri Mümtaz'ın sevdiceğine sarkınca olan oldu. Arbade hır gün derken, masalar yıkıldı şişeler kırıldı. Herkes bağırıyordu. Mümtaz ise kafasına aldığı darbenin etkisiyle bayılır gibi olmuş ama bayılmamıştı. Hala sırıtıp " binlerce dansöz var " diye şarkı söylüyordu. Bu duruma daha fazla dayanamayan Deniz "ben gidiyorum ne halin varsa gör " diyerek mekanı terk etti. Zaten hemen arkasından da Mümtaz ve saz arkadaşlarını mekandan attılar. Mümtaz hemen telefona sarılıp Deniz'i aradı. Telefonu cevap vermiyordu. Hemen bir taksiye binip eve gitti. Evde sevdiceğini beklemeye başladı. Gelmiyordu. Telefona cevap vermiyordu. Mümtaz bir koşu hediye paketinin başına gitti. Yırttı. İçindeki donu çıkarttı kokladı. Sevdiceğini şimdiden özlemişti. Uzandı koltuğa. Telefon elinde sızdı kaldı.

 Telefonun sesiyle uyandı. Yetişemedi . Deniz aramıştı. Ağzının kenarından akan suyu silerek kafasını kaldırdı. Hava kararmıştı. Bu kadar çok uyumuş olamam dedi. Televizyona baktı, hala Kral Tv Yılbaşı Playlisti çalıyordu. Telefonunu aldı hemen eline Deniz'i aramak için. Tarih 31 Aralık 2010 'u gösteriyordu. Deniz tam 24 kez aramıştı. Büyük bir sevinçle aradı sevdiceğini :

- Aşkım neredesin aşkım ?
- Asıl sen neredesin ? Kaç sefer aradım duymadın.
- Televizyonun karşısında uyuyakalmışım aşkım. Çok özür dilerim.
- Akşam dışarı mı çıksak Mümtaz ?
- HAYIR! Hayatta olmaz!
- Ya aşkımm! Lütfeeen!
- Eve gel evde oturalım daha güzel. Hem şarap da içeriz.
- Peki geliyorum birazdan.

Mümtaz derin bir oh çektikten sonra koltuğa oturdu. Tam bu sırada kapı çaldı. Mümtaz şok olmuştu. " Ebesinin .. " diyerek gitti kapıya delikten baktı. Gözleri faltaşı gibi açıldı. Çok da sevmediği birkaç arkadaşı kapının önünde dikiliyorlardı. Açmadı kapıyı. Doğruca banyoya girdi. Uzun bir süre banyoda takıldı. Arkadaşları gitmiş olmalı diye düşünerek çıktı banyodan. Gergin dakikalar geçmişti. Kapı bir kez daha çaldı delikten baktı, bu sefer gelen Deniz'di. Kapıyı açtı ve boynuna atladı sevdiceğinin Mümtaz.

Mümtaz gördüğü rüyanın etkisinden hala kurtulamamıştı. Tek bildiği şey 10'dan geriye sevdiceği ile birlikte sayacağıydı. Tek isteği buydu zaten. Odaya gelerek şarap kadehlerini doldurmaya başladı. Sevdiceğine  " aşkım gel al bakalım ağacın altından hediyeni " dedi. Deniz büyük bir sevinçle koşarak hediye paketlerine atladı. Açtığı boş çıkıyordu. Mümtaz'a allah belanı versin Mümtaz yapacağın atraksiyona sokayım dercesine bir bakış attı. Son birkaç hediye paketi kala "Mümtaz inşallah gidip bana don falan almadın. Umarım öyle bir hata yapmamışsındır "dedi.

Mümtaz'ın eli ayağına dolaştı. Ne diyeceğini bilemedi. Şarap şişesi elinden kayıverdi. Her yer şarap olmuştu. Sevdiceği donu paketinden çoktan çıkarmıştı . Gözgöze geldiler. Asıl kabus o an başlıyordu. ...

O sırada televizyondan ses geldi Sibel Can'dı bu, Kral Tv açık kalmıştı : 10, 9, 8, 7, 6 ...

Ağlıyordu Mümtaz. Çaresizliğine ağlıyordu.Yitip giden pahalı şaraba da ağlıyordu aynı zamanda. Sevdiceği geldi yanına teselli etti. " Çok şekersin benimle yeni yıla girdiğin için bu kadar mutlu olduğunu bilmiyordum " dedi olan bitenden habersiz ama Mümtaz'ın gözyaşları duracak gibi değildi...

5, 4, 3, 2 , 1 ...


0..


0 Bence...:

Yorum Gönder