5 Aralık 2010 Pazar

Ben Tek, Siz Hepiniz

Sokaklarda futbol oynadığım yaşlarda geçiyor bu mevzu. Araba tekerleklerinin ve kaldırımların kale direği olduğu yıllar. Çok uzak değil bence böyle anlatınca çok uzak gibi. Yine deliler gibi top oynuyorum. Mahallenin veletlerini takır takır çalımlıyorum. Camlardan bağırıyorlar. Arabanın altına kaçan topa eğiliyorum alıyorum. Siz hepiniz ben tek diye caka satıyorum.
Bir gün yine mahallede büyük çapta bir organizasyon var. Yol boş. Zemin top oynamaya müsait. Kaleler eşit, adamlar da eşit. Başlıyor kıran kırana bir mücadele. Suratta patlayan toplar, sitemler… Maç tüm hızıyla devam ediyor. Esnaf kızıyor. Dükkanın ilerisinde oynayın diye ama kimsenin umurunda değil. Bağrışlar, küfürler derken. Ne olduysa oluyor o anda. Takımım geri düşmüyor. Ben gol atmıyorum. Bunların hiçbiri olmuyor. Olan tek bir şey var.
Sokaktan çok güzel bir kız geçiyor.
Rejoice reklamındaki gibi ben daldıktan sonra suratıma çarpan topla kendime geliyorum. Hani olur ya basketbol konulu filmlerin son 3 saniyesinde esas elemana top gelir ne yapacağını şaşırır. İşte ben de aynen öyle bir şaşkınlık içerisinde kalıyorum. Vuruyorum topa gidiyor.
Akşam eve geldiğimde düşünüyorum kimdi acaba diye. Çok uzun sürmüyor. Hemen unutuyorum.
Yaz tatili. Futbol mücadelesi tam hızıyla devam ediyor ertesi gün sokaklarda. Her gün çıkıp en çirkin halimle top oynuyorum. Yine çetin bir şekilde devam eden mücadelelerin birinde biri slow-motion butonuna basıyor. Yine o geçiyor. Bakmaya devam ediyorum. Çok ilginç bir şey oluyor o sırada. O da bana bakıyor. Ben bunu farkedip şen şakrak oyuna dönüyorum. Golleri sıralıyorum arka arkaya. Tamam abarttım sıralamadım. Filmde olsa olurdu ama. Neyse. 
Bu karşılaşmalar hep ben top oynarken gerçekleşiyor. Ben sokağa çıkıyorum. O geçiyor. O geçiyor ben sokağa çıkıyorum. Bakkala giderken karşılaştım bir gün. Oturduğu yeri kestirmeye çalışıyorum. Yok ne mümkün.
Derken yaz tatili sona eriyor. Süper Lig’e ara veriliyor. Okullar açılıyor. E haliyle futbol bitince keşişmeler de sona eriyor ama kim olduğunu merak ediyor deli gibi. Öleceğim.
Okula gidiyoruz. Hazırlık sınıfı bitmiş birinci sınıfa geçmişiz. Çok yakın arkadaşlarımdan birisinin kuzeni de bizim okulu kazanmış. Tenefüste konuşuyoruz : 
-Abi senin kuzen de mi burayı kazandı
-Evet burada ya.
-Gel bi çıkalım ya çocuk yalnız kalmasın.
Yukarı çıkıyoruz. Sınıfı bulduktan sonra çocukla konuşuyoruz falan her şey iyi güzel giderken gözüm içeriye kayıyor. Camın önünde bir kız dikiliyor. Arkadan aynı o. Yok artık diyorum kendi kendime. Mümkün değil. Çağırıyorum çocuğu kim bu diye soruyorum. Adını söylüyor. O sırada kız bir dönüyor. O. O RESMEN O. Beni bu kızla tanıştırın diyorum. Gidip söylüyor. Tabi o da dönüp beni görünce tanışmayı kabul ediyor. Çıkışı sabırsızlıkla bekliyorum.
Çıkışta buluşuyoruz kızla…
Gerisi mi? Önümüze bakıyoruz. İkimiz de.

0 Bence...:

Yorum Gönder