12 Eylül 2011 Pazartesi

Ömer Seyfettin ve Ben

Geçenlerde Ömer Seyfettin ile oturuyoruz, rakılarımız önümüzde. Lafı açmasam konuşacağı yok:

-Abi çok süzülmüşsün, hayırdır. Manita durumları çok hızlı galiba bu ara eheh
-Yok oğlum, sipora başladık.
-Abi bu sipor süzülmüşlüğü değil, seks de bir sipor sonuçta ehe ehe.
-Diyete girdim, özel bir diyet. Amerikalı holivud sanatçıları da böyle yapıyormuş.
-Heee anladım abi.
-Neyi anladın lan?
-Ehe ehe
-Hadi selametle.
-Hayırdır abi nereye?
-Daha kitap yazacağız oğlum, işimiz gücümüz var.
-Ha abi, duyduğuma göre evi perili diye anlatıp satmıyormuşsun, mezara mı götüreceksin be abi, sat kurtul.
-Karışma sen benim işime, hadi.
-Abi bari şişeyi bıraksaydın.

20 Ağustos 2011 Cumartesi

Ali'nin Karnı Acıktı

Son günlerde gündemdeki konulardan birisi de Somali'de yaşanan açlık felaketi.

İç savaşın hayatı büyük ölçüde etkilediği Somali, yıllardır süregelen bir açlık felaketi ile boğuşuyor. Somali'de her yüz çocuktan onbeşi, daha beş yaşına gelmeden hayatını kaybediyor.

Soruyorum, dün yedik? Saymak için düşünüyoruz değil mi?

Yüksek katlı plazalardan çıkıp en şık restorantlarda yemek yiyoruz. Okuldan sonra "ben orada yemek yemekten sıkıldım ya" diyerek sitem ediyoruz. Tıka basa yedikten sonra bile, halen yiyecek bir şeyler arıyoruz. Yediklerimizin fotoğrafını internete koymaktan çekinmiyoruz. Canımız sıkıldığında kalkıp buzdolabının başına gidiyoruz. Tüm bir gün içerisinde biz bunları yaşarken, dünyanın diğer bir tarafında insanlar yiyecek bir parça ekmeğe muhtaçlar. Anneler çocuklarından bazıları yaşasın diye bazılarını ölüme terketmek zorunda kalıyor. Ben haberleri izleyip anlamaya başladığım yaştan beri Somali bu felaketi yaşıyor.

Şu an bu felaketin siyasi temellerinden değil, insani ve dolayısıyla vicdani durumundan bahsediyorum sadece. O kısmı çok ayrı bir konu.

Türkiye'den de Somali için yardım kampanyaları düzenleniyor. Çeşitli derneklerce para toplanıyor. Aynı zamanda manevi olarak da Türkiye destek gösteriyor. Başbakan ve eşi ile birlikte birkaç sanatçı da Somali'yi ziyarete gitti. İşte güzel ülkemin arayıp da bulamadığı anlardan birisi daha.

Uçaktan inen sanatçıları bir grup yerli halk, dans gösterileriyle karşılıyor. Sanatçılar da buna eşlik ediyorlar. Türkiye'de herkes deliriyor "Açlıktan kırılan bir ülkeye gidip, nasıl göbek atarlar." Somali halkı yıllardır bu felaketin esareti altında. Dünyaları kararmış vaziyette. Uzanan yardım elini gördükleri için mutlu olmuş olamazlar mı? Kendilerince bir teşekkür olamaz mı? Ne olur Türk sanatçı o dansçılarla oynasa? O görüntüler açlık varken oynanıyor tablosu değil,  "biz ölmek istemiyoruz, biz yaşamak istiyoruz" un tablosu.

Şimdi sana soruyorum? Sen ne yaptın?

Tüm bunları eleştirirken, GSM operatörünün verdiği onbinlerce SMS bitti diye bir 10 lira daha harcayarak kendine binlerce SMS aldın. Sabah otoriter biçimde göbek attı diye sanatçıya laf atıp, akşam "arkadaşlarla Asmalı'da bira keyfi" yaptın. Sevgilini alıp götürdüğün restoranda para üstünü almayıp bahşiş bıraktın. Tüm bunları bilgisayarın başında klimanın altından eleştirirken, bir yandan yemek siparişi verdin ama 5 TL lik bir yardım mesajı göndermedin Argümanın da çoktan hazırdı:

"O yardımlar yerine ulaşmıyor yea, o yüzden göndermiyorum." "Televizyonda yapılan yardımlar da hükümete yaranmak için yapılıyor, samimiyetine inanmıyorum."

Peki bir daha soruyorum o zaman.

İçtiğin biralar ne oldu? Bir gün daha sevgiline mesaj atmasaydın ilişkin zora mı girecekti? Ya da restoranda ödediğin yüklüce hesaptan sonra o beş lira bahşişi bırakınca kendini daha mı zengin hissettin?



Belki haklısın, o yardım ulaşmıyor ; belki yine haklısın televizyondan yapılan yardımlar hükümete yaranmak adına yapılıyor. Hatta belki yine haklısın, oraya uçup giden sanatçı onlardan çok kendini düşünüyor.

Bunları bahane etmek yerine sen de göstermelik de olsa bir yardım et; hatta madem öyle sen de hava at 50 lira gönderdim 1000 lira gönderdim 5 lira gönderdim diye. Ancak yardımını esirgeme. Varsın ulaştırmayanlar düşünsün gerisini ulaşmıyorsa ama ya dediğin gibi değilse ve o gönderdiğin 5 lira bir çocuğun karnını doyuyorsa?




Banka: Tüm bankalardaki Türk Kızılayı hesabı

İnternet: TÜRK KIZILAYI

Telefon: 168 ücretsiz bağış ve danışma hattı

PTT: 2868 numaralı Türk Kızılayı posta çeki

Kızılay: Tüm şubeler

SMS yoluyla: Tüm operatörlerden 2868’e boş mesaj atarak 5 TL’lik bağış yapılabilirSomaliya Yardım Gönderme

Türk Kızılayı Mutfak Seti+Gıda Kolisi bağışı için: 200 TL’lik bağış ile 5 kişilik bir ailenin bir aylık ihtiyaçları karşılayabilirsinizSomaliya Yardım Gönderme 






24 Nisan 2011 Pazar

Trenin Tam Saatiydi

...Yakında. Yakında. Yakında. Yakında. Yakında, ama ne zaman? Dehşet veren bir sözdü yakında. Yakında bir saniye içinde olabilir; yakında bir yıl sonra olabilirdi. Bu yakında geleceği sıkıştırıp eziyor, onu küçültüyor, kesin bir şey yok, hiçbir şey yok kesin olan, tam bir güvensizlik. Hem hiçbir şey değil, hem de her şey yakında. Yakında her şey, yakında ölüm.
   Yakında ölüyüm, öleceğim yakında. Sen kendin söyledin bunu, senin içinde biri, senin dışında biri söyledi sana bu yakındanın yerine geleceğini. Her neyse, bu yakında, savaş içinde gerçekleşecek. Bu bilinen bir şey, hiç değilse kesin bir şey. Savaş daha ne kadar sürecek? ....

Heinrich Böll / Trenin Tam Saatiydi (1949)